• ebru

Vikinglerin Memleketi; İskandinavya…

En son güncellendiği tarih: Nis 20

İskandinavyalı korsan ve tüccar kavim olarak bilinen Vikingler, savaşçı bir halk… Tarih boyunca Avrupa’nın birçok yerini keşfeden ve birçok manastırı yok eden Vikingler, dünyanın korkuyla baktığı insanlara dönüşmüş… Manastırları seçmelerinin özel nedeni vardı elbette çünkü birincisi manastırlar şehrin biraz dışında oldukları için onlara nispeten daha az tehlike yaratacak yerlerdi.


İkincisi ve en önemli nedeni ise din adamları iyi bir dövüşçü değildi… Buradan hareketle; Vikinglerin kesinlikle din ile motive ya da teşvik olmadıklarını ve Vikinglerin kesinlikle şehirleri yakıp yıkma anlayışında olmadıklarını çıkarabiliriz. Onlar insanlara kıyma derdinde değillerdi, sadece ganimet peşindelerdi…



Acımasızlığı ile nam salan bu toplum için anlatılan güzel de bir efsane var: Hristiyan misyonerler, tarihte ilk kez İskandinavya’ya ayak basıp, Vikingleri şu ölüm dolu sözlerle uyardılar: ‘’Bu şekilde devam eder de pagan geleneğinizi, adetlerinizi sürdürürseniz, sonsuz ateşin yandığı sonsuz cehenneme gidersiniz!’’. Vikingler şaşırtıcı şekilde teşekkür edip, müteşekkir olduklarını belirttiler. Zira onlar zaten KORKUDAN değil, SOĞUKTAN titriyorlardı...

Vikingler korsan ve tüccar olmanın yanı sıra, korkusuz ve savaşçı olmalarını yanı sıra, dünya üzerinde görebileceğiniz en iyi denizcilerdir de… Başka kim Atlas Okyanusu’nu pusulası ve dev yelkenleri olmadan kim geçebilir ki? Çünkü Vikingler denizlere ve daha da önemlisi gemilerine âşıklardı. O yüzden gemilerini karadan denizlere kolay taşınabilir şekilde yaparlardı ve öldüklerinde gemilerinde yanarak Valhalla (Odin tarafından yönetilen Asgard'da bulunan görkemli, büyük salondur. Valkyrieler savaş alanlarında ölmüş kahramanları buraya getirir)’ya selam verirlerdi.



Zamanla Vikingler de istiladan ve terör estirmekten sıkıldılar ve para kazanmak için başka yollar aramaya başladılar. Ve iki yol buldular; birisi, sahip oldukları ünleri ile korku verip bir bölgeyi haraca bağlama fikri. İkincisi ise, Viking Çağı’nın son zamanlarında gerçekleşen yerleşik hayata geçip ticaret yapma fikriydi.



Vikingler o kadar para ve ganimet derdine düştüler ki siyasette ilerlemeyi ya da devrim yapmayı bile unuttular. Onlar için paranın önemi her şeyden büyük olduğu için tarih boyunca ne Viking Krallığı, ne Viking Derebeyliği ve de başka bir siyasi form oluşturmamışlar. Ancak bununla birlikte tarihin gördüğü değişiklikleri izlemekten de geri durmamışlar. Örneğin; İngiliz ve İrlanda sınırlarında yaşayan Vikingler ve İngilizler birbirinden izole olarak yaşamışlar, kültür ve yaşamlarını devam ettirmişlerdir. Ancak Rusya ve Normandiya, Kiev’de azınlık durumuna düşen Vikingler ise asimile olarak kimliklerini kaybetmişlerdir.



Vikingler tarih boyunca barbar ve saldırgan olarak tanınmış ama iyi yönleri pek de görülmek istenmemiş. Durumun öyle olmadığını, onların da insan yanlarının olduğunu birilerinin daha yüksek sesle söylemesi sanırım. Yaptıkları kötü şeyler ebette ki vardı (tarih boyunca insanlar yaşayabilmek için neler yapmadı ki?) ama bunun yanında onları “güzel insan” yapan özellikleri de unutmamak lazım…


Viking ticaretinin asıl etkisi, kültürel bir hamam oluşturmasıdır. Hamam demişken… İnanmayacaksınız ama hijyen ve temizliğe düşkün Vikingler, o zamanlar pislik içerisinde yaşayan Avrupa toplumuna örnek olmuştur. Jilet, burun ve kulak temizleyici gibi maddeleri kemiklerden yapan Vikingler, aynı zamanda haftada bir de banyo yaparak, Avrupalılara hijyen dersi vermiştir. Her neyse… Nerede kalmıştık? Hıh, Vikingler o kadar da kötü insanlar değillerdi diyorduk…

Kiev gibi küçük bir köy, Dublin gibi balıkçı evleri ile dolu şehirler, Vikingler ile birlikte şahlanıp budaklanmış ve devasa ticaret şehirleri haline gelmişler. İşin komik tarafı, küçük azınlık olan Dublinliler, zamanla Vikinglerin yardımlarıyla öyle büyüyüp güçlenmişler ki, Vikingleri bölgeden tamamen atmışlar.



Vikinglerin günümüze kadar yanlış anlaşılarak geldiği tek konular bunlar da değil elbette… Şimdi, Vikingleri yanlış anladığımız konulara bir göz atalım…


Kölelik ile Kaynaşma: Vikingler deyince kan, savaş ve kahramanlık akla gelse de, Vikingler kültürleri kaynaştırması, yeni kültürler oluşturması ile de bilinmektedir. Vikingler Avrupa'ya hükmettikleri dönemlerde hem Avrupa'da hem de Ortadoğu'da köle ticaretini canlı tutarak bir bölgeden topladıkları insanları başka bir bölgede satarak, kıta içerisinde bir nevi "kaynaşma" ortamı yaratmışlardır. Vikinglerin en büyük gelir kaynağı konumunda olan köle ticareti, yıllarca Avrupa'ya düzenlenen akınların finansmanını sağlamıştır.


Boynuzlu Kaskları: “Viking” deyince aklımızda oluşan bir resim var ve bu resimdeki adamların kafalarında da hep boynuzlu miğferleri bulunuyor. Ama gerçek tam da bu şekilde değil… Aslında Vikingler boynuzları sadece içki içmek ve boru üflemek için kullanıyordu.


Viking Kadınları: Birçok göçebe halkta kadınlar köle gibi çalıştırılır ve aşağı sınıftan görülürdü ama Vikinglerde durum öyle değildi. Viking kadınları, erkekleri ile aynı haklara sahip yaşarlardı. Özellikle kralların ve komutanların eşleri birçok durumda eşleriyle aynı yöneticilik haklarını kullanmıştır. Onuncu yüzyıldan itibaren artan Hıristiyanlaşma sürecinde kadınların üstlendikleri roller ise Hıristiyan yazarların dahi ilgisini çekmiş ve bağnaz fikirlerine rağmen saklayamamışlardır.


Kayak Vikinglerin İşi: Kış sporlarının başında sayabileceğimiz kayak, Vikinglerin sporu diyebiliriz. Kuzey halklarının tanrılarından olan Skadi ile Ullr çoğunlukla kışla ve dağcılıkla ilişkilendirilmektedir. Skadi'nin Batılarının "skiing" dediği karda kayma sporunu insanlara armağan ettiği düşünülmektedir. Vikinglerin altı bin yıl kadar önce bu sporu, bugün Rusya olarak bilinen topraklardaki kolonilerinde icat edildiği düşünülmektedir.


Vikinglerde Esmerlik Başa Bela: Esmer bir Viking, idealin oldukça uzağında oluyordu çünkü Vikinglerin güzellik anlayışı sarışın olmak demekti. Esmerler çirkin bulunuyordu ve esmer bir Viking, eğer birisini etkilemek istiyorsa, mutlak suretle saçının rengini açmalıydı.


Viking olmayan Vikingler: İlginç bir şekilde Vikingler kendilerine Viking demezlerdi. Hatta bütün bir Viking birliği de söz konusu değildi. Avrupalılarının Vikingler olarak adlandırdığı topluluklar kendi içlerinde Danimarka, İsveç ve Norveç'te birbirlerine düşman kabilelerden oluşan küçük ülkelerden ibaretti. İskandinavya'da yüzyıllar boyu birlik halinde yaşamamış ve bir bayrak altında birleşmemiş olan Vikingler, farklı kabilelerin bir araya gelip oluşturduğu büyük filolarla Avrupa'ya seferler düzenlerken bir yandan da kendi aralarında savaşmaya da devam ederlerdi. Bu düzensiz yapıları, Avrupalıların istila çağı olarak bilinen dönemde Vikinglerle bir türlü diplomasi iletişimi kuramamasına sebep olmuştur.



Tüm bunları okuduktan sonra Vikinglerin memleketi İskandinavya’yı merak etmemek elde değil. Viking kültürünün hala hissedildiği ve tam bir cenneti andıran İskandinavya’nın o atmosferini mutlaka hissetmeli, o muhteşem güzelliğe şahit olunmalı…

Ebru'yu sosyal medyada takip edin.

https://www.instagram.com/ebrukaynakyilmaz/

https://www.instagram.com/ebrununmasallari/

0 görüntüleme

Çağlayan Mah. Fener Cad.
Safir Sit. B Blok D:1 Antalya

Tel: +90 242 243 77 96
Cep: +90 505 590 03 63

© 2020 Her hakkı saklıdır. Magidos Turizm A grubu bir seyahat acentasıdır. Belge No A-6634